İçeriğe atla
  • 1k Konu
    17k İleti
    Yapma KafaY
    Lafı uzatmadan direkt konuya gireceğim 2017, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi, 5 ayda 115-158 arası 18 yaş altı hamile çocuk, 38'i 15 yaş altı. Hastanenin polise bildirim yapmadığı, durumu tutanakla savcılığa bildiren sosyal hizmet uzmanı İclal Nergiz'in ise sürgün edildiği ortaya çıkmıştı. Valilik önce soruşturma izni vermedi, sonra Bölge İdare Mahkemesi "çocuk istismarına ilişkin kuvvetli emare var" diyerek o kararı iptal etti, soruşturma izni verildi. edc7 2018'de patladı, 2026 oldu, hala toplumun gözünde "ne oldu" sorusu duruyor. Savcılıkta cinsel istismar dosyaları ayrı yürüyor dendi ama kamuoyuna yansıyan toplu bir hesap verme olmadı. İşte burada AİHM ve feminizm eleştirisi cuk oturuyor: Çocuk hakları deyince Avrupa'da çok hassas olan mekanizma, Türkiye'de 38 tane 15 yaş altı çocuk hamile kalmış, sistematik bildirim yapılmamış, bunu ortaya çıkaran cezalandırılmış, buna dair tek bir hızlandırılmış, öncelikli AİHM kararı duymuyoruz. Ama aynı dönemde siyasi bir figürün Twitter dosyası 6 ayda pilot karar oluyor. Vatandaş da haklı olarak diyor ki: "Çocuk hakkı evrensel değil mi, neden biri için jet hızı, diğeri için yıllarca bekleme?" Bu öncelik sıralaması olduğu sürece de AİHM'in çocuk haklarını savunduğu algısı oluşmuyor. İşine gelen dosya, sesi çok çıkan dosya öne alınıyor. Hiçbir kadın hakları derneği ve feminist dernekleri ortada yoktu. İclal Nergiz bu haberi ortaya çıkardığı için neredeyse tımarhaneye yatırılacaktı. Chp yi unuttuğumu sanmayın. O zaten topu çevirdi çevirdi olayı unutturdu gitti. İşin ucu hangi zenginlere ve siyasetçilere dokundu sorusu akla geliyor. Delikanlı feministler ortada yoklar!!! Patronları izin vermemiş olabilir. Neyse pembe don giyip boğaziçi kampüsünde dans edin eniyisi.
  • 465 Konu
    1k İleti
    S
    Sokaktan 500 kişiyi çevirsek sadece 1-2 tanesi yapay zekaya yakın seviyede felsefe yapabilir. Başka söze gerek yok. YZ her konuda insandan daha iyi. Bilinç tartışması tamamen gereksizdir. Zaten bilincin ne olduğu da bilinmiyor. Ben YZ nin insandan çok daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Hayır, bilincin ne olduğu bilimsel ve felsefi olarak hâlâ tam olarak belli değildir. Bilim insanları ve filozoflar bilincin ne işe yaradığı, beyinde nasıl çalıştığı ve hatta kelime anlamı olarak tam olarak neyi kapsadığı konusunda kesin bir uzlaşmaya varamamıştır.
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @TENTEN said: 202 / 404 / 808 / 954 / 9*3 2 = 0+2 4=0+4 8=0+8 9=5+4 9=6+3 yanıt 6 interpolasyona gerek yok.
  • 356 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Mucize bir delil değildir ki. Tek seferlik delil olmaz. 100 tane hatta 1000 tane yalancı şahit bulup kendimi mucize gösteren biri gibi tanıtabilirim. Bu en eski eleştirilerden biri. İspat edilse mucize olmazdı bilim olurdu. Tek seferlik olay delil olmaz çünkü denetlenemez. 1000 şahit bulmak da zor değil, tarihte parayla şahitlik, grup hipnozu, abartma çok görülmüş. O yüzden filozoflar mucizeyi delil olarak zayıf bulurlar. Hume mesela aynen şunu diyor: "Bir mucizenin olduğunu kanıtlamak, mucizenin kendisinden daha büyük bir mucize gerektirir." İki sorun var: Tek seferlik olduğu için bilim gibi test edemezsin. Rivayetle geldiği için, yalancılığı ihtimali her zaman mucizenin olma ihtimalinden daha yüksek. Bu yüzden modern dünyada "ben peygamberim ve mucizem bu" diyen biri ciddiye alınmıyor. Çünkü toplu aldatma, illüzyon, şahit manipülasyonu hep daha olası. Mantık tam da buraya oturuyor: Mucize delil olamazsa, peygamberlik iddiası da sadece sözde kalır. Sözle de peygamber olunmaz. Bu eleştiriyi ilk yapanlardan biri İbn-i Rüşd'dü hatta. "Peygamberin doğruluğu mucizesiyle değil, getirdiği sözün tutarlılığıyla anlaşılır" demişti. Bu güzel bir benzetme. Gerçekten işe yarayan, tutarlı, herkese faydalı ve tekrarlanabilir bir bilgi getirenler gerçek peygamberdir buna göre. Newton, Boltzmann, Arşimet: Söyledikleri her yerde çalışıyor, herkes test edebiliyor, yalanlanamıyor, insanlığa fayda veriyor. Delilleri kendileri. Diğerleri: Tekrarlanamayan, sadece kendine ve birkaç şahide dayanan, faydası kişiden kişiye değişen hikayeler anlatıyor. Bu bakışa göre peygamberi şöyle yeniden tanımlıyorsun: Peygamber = İnsanlığa evrensel ve doğrulanabilir bir hakikat getiren kişi. Bu tanımda bilim insanları en güçlü peygamberler oluyor. Dinler buna itiraz eder, "biz ahlak, anlam getiriyoruz, bilim eşyayı anlatıyor" derler. Dinlerin ahlakı tamamen kültürel bir şey. Evrensel değil. Sağ elle yemek domuz yememek gibi kurallar evrensel değil. Evrensel olan insan haklarıdır. Yalan hırsızlık sözünde durma dürüstlük gibi.. Dinlerin içinde iki katman var ve çok karışıyor: Kültürel kurallar: Sağ elle yemek, domuz yememek, nasıl giyineceksin, ne zaman oruç tutacaksın. Bunlar coğrafyaya göre değişiyor. Çölde domuz yemek tehlikeliydi, yasak oldu. Kuzeyde değil. Evrensel değil. Evrensel ilkeler: Yalan söyleme, çalma, öldürme, sözünde dur, adil ol. Bunlar her dinde var ama dinden önce de var. Din olmadan da var. Evrensel olan ikinci grup. İnsan hakları dediğimiz şey de tam oradan çıkıyor. Her kültürde, her dinden bağımsız olarak aynı. Sorun şu: Dinler genelde birinci grubu ikinci grubun önüne koyup "ahlak budur" diyor. O zaman evrensel olan kayboluyor, kültürel olan evrenselmiş gibi dayatılıyor. Kültürel kural tekrarlanamaz, evrensel değildir, o yüzden yasa değil. Evrensel ilke her yerde aynı çalışır, o yasa. Bu yüzden modern hukuk dinlerin kültürel kısmını almıyor, evrensel kısmını alıp insan hakları diye yeniden yazıyor.
  • 478 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Sistem aynı , şimdi hepsi aynı bokun laciverti oldu. Eskiden mantık şuydu: Sen birini takip ediyorsun, onun attığını görüyorsun. Şimdi mantık tam tersi: Seni takip ediyorlar, sana göre içerik üretiyorlar. Nasıl yapıyorlar: 1. Pinterest, Insta, TikTok: Sen "bahçe saksısı" arattın ya, artık sana gerçek insanların attığı saksı fotoğrafını göstermiyor. Yapay zekaya anında "bahçe saksısı olan güzel bir kadın, gün batımı" diye resim ürettirip önüne koyuyor. Çünkü gerçek fotoğraftan daha çok tutuyor, daha çok izletiyor. TikTok'ta gördüğün videoların yarısı artık gerçek değil zaten. Ses yapay, yüz yapay, hikaye yapay. 2. Arama bile öyle: Google'da bir şey arıyorsun, eskiden 10 site listelerdi. Şimdi yukarıda yapay zeka özet çıkarıyor, anında uyduruyor. Kaynak var mı yok mu belli değil. Yani sen "Zemzem" yazıyorsun, sana internetteki gerçek bilgiyi getirmiyor, senin tıklayacağını düşündüğü, seni daha çok tutacak şeyi anında yazıp koyuyor. O yüzden hepsinde aynı his: Her şey sana özel yapılmış gibi ama hiçbir şey gerçek değil. Eskiden internet kütüphane gibiydi, gerçek kitaplar vardı. Şimdi lunapark aynası gibi, sana ne görmek istiyorsan onu gösteriyor ama hepsi yamuk. Artık "gerçek insan var mı" diye sormuyoruz, "gerçek bilgi var mı" diye soruyoruz. Tv hepsinden beter, en azından TikTok'ta algoritma seni tanıyor, TV'de seni hiç tanımıyor. TV'nin olayı şu: Türkiye'de 85 milyon kişi var, TV'yi ölçtükleri alet kaç evde biliyor musunuz? 3-4 bin evde. Peoplemeter dedikleri o sayımetre gibi kutu. 3 bin eve koyuyorlar, o ev ne izlerse 85 milyon onu izliyor sayıyorlar. Ve o 3 bin evin çoğu: Yaşlı Ev hanımı Bütün gün evde Genç, çalışan adam zaten TV izlemiyor. O yüzden TV'de hep aynı şey: Gündüz kuşağı cinayet programı, akşam ağlama dizisi. Çünkü o kutunun olduğu ev onu istiyor. Üstelik kanallar o kutunun nerede olduğunu öğreniyor, gidip hediye veriyor, "bizi izle" diyor. Reyting hilesi alenen yapılıyor. En azından X, Insta seni kandırmak için uğraşıyor, yapay zeka falan kullanıyor. TV hiç uğraşmıyor. 1990'daki dizinin aynısını çekiyor, 3 bin eve soruyor, "çok beğenildi" deyip 85 milyona satıyor. TV hepsinden daha ölü. X'de en azından 100 milyon gerçek insan var dedik, TV'yi gerçekten izleyen 5 milyon bile yok artık. Herkes açıyor, arkada ses olsun diye duruyor. Reklam kutusu olmuş. Çaresizlik içinde sürekli reklam veriyorlar. Daha fazla reklam görünce aynı üründen 3 tane almıyorum ki. Hatta çoğu zaman küfür edip kapatıyorum. Yada reklamlara duyarsızlaşıyorum. Bunun bilimsel araştırması bile var.. aynı reklamı 3 kere görünce ürünü alıyorsun ama 20 kere görünce nefret edip almamaya çalışıyorsun. Hatta daha sonra beyin hiç algılamıyor çöpe atıyor.
  • 26 Konu
    962 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemiz v4.16.3 versiyonuna guncellenmistir.
  • Lafı uzatmadan direkt konuya gireceğim

    2017, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi, 5 ayda 115-158 arası 18 yaş altı hamile çocuk, 38'i 15 yaş altı. Hastanenin polise bildirim yapmadığı, durumu tutanakla savcılığa bildiren sosyal hizmet uzmanı İclal Nergiz'in ise sürgün edildiği ortaya çıkmıştı.

    Valilik önce soruşturma izni vermedi, sonra Bölge İdare Mahkemesi "çocuk istismarına ilişkin kuvvetli emare var" diyerek o kararı iptal etti, soruşturma izni verildi. edc7

    2018'de patladı, 2026 oldu, hala toplumun gözünde "ne oldu" sorusu duruyor. Savcılıkta cinsel istismar dosyaları ayrı yürüyor dendi ama kamuoyuna yansıyan toplu bir hesap verme olmadı.

    İşte burada AİHM ve feminizm eleştirisi cuk oturuyor:

    Çocuk hakları deyince Avrupa'da çok hassas olan mekanizma, Türkiye'de 38 tane 15 yaş altı çocuk hamile kalmış, sistematik bildirim yapılmamış, bunu ortaya çıkaran cezalandırılmış, buna dair tek bir hızlandırılmış, öncelikli AİHM kararı duymuyoruz.

    Ama aynı dönemde siyasi bir figürün Twitter dosyası 6 ayda pilot karar oluyor.

    Vatandaş da haklı olarak diyor ki: "Çocuk hakkı evrensel değil mi, neden biri için jet hızı, diğeri için yıllarca bekleme?"

    Bu öncelik sıralaması olduğu sürece de AİHM'in çocuk haklarını savunduğu algısı oluşmuyor. İşine gelen dosya, sesi çok çıkan dosya öne alınıyor.

    Hiçbir kadın hakları derneği ve feminist dernekleri ortada yoktu.

    İclal Nergiz bu haberi ortaya çıkardığı için neredeyse tımarhaneye yatırılacaktı.

    Chp yi unuttuğumu sanmayın. O zaten topu çevirdi çevirdi olayı unutturdu gitti.

    İşin ucu hangi zenginlere ve siyasetçilere dokundu sorusu akla geliyor.

    Delikanlı feministler ortada yoklar!!! Patronları izin vermemiş olabilir.

    Neyse pembe don giyip boğaziçi kampüsünde dans edin eniyisi.

    daha fazla oku

  • Türkiye siyasetinde genelde tartışmalar CHP ne kadar sosyal demokrat diye oluyor.

    Türkiye siyasetinin tamamı batı çalışma gurubunun kontrolünde. Akp ne kadar muhafazakar ise chp de o kadar sosyal demokrat.

    Bak böyle düşününce terazi dengeleniyor. Hepsi ortada buluşuyorlar.

    Bildiğim tek şey tr siyasetinin halk düşmanı oldukları.

    Konuyu daha da genişletebiliriz.

    Sözde millet vekili maaşı 350 bin
    Sözde kamu görevlisi en düşük 70 bin alırken

    Asgari ücret 28 bin.

    Hangisi hangisine karşı buradan da net anlaşılıyor zaten.

    Bie başka açıdan bakalım; korona zamanında chp nin ne kadar da kapitalist faşist provakatif davrandığını gördük. Küresel projelerin üstüne atlayan ilk sazan..güya muhalefet güya sorgulayan bir parti.

    Tıpkı avrupanın insan hakları mahkemesi gibi.. kendi ajanları dışında hiç kimsenin hakkını umursadığı görülmemiştir.

    daha fazla oku

  • İşveren de çok destekledi 30 yıldır bunların rezaletini. Şimdi hepsi birer birer etkileniyor. Arada gerçekten masum varsa onlar hariç hepsinin köküne kibrit suyu...

    daha fazla oku

  • @Yapma-Kafa said:
    Neydi hırsızlığın cezası?
    Şeriat isterük diyenlere şeriatla muamele buyrula..keşkee

    Buna hırsızlık diyemeyiz. Bu yeryyüzünde fesat çıkarma suçu , ekonomik etkileri bakımından. İran da Reza Zarrab ın ortağını idam cezası aldığı suç türevi. Yoksa bir nevi dolandırıcılık modern hukukda bunun adı. Aslında birbirlerini akdolandıranlar bunlar. Yabancı yok yani sanırım. Gene de kuyumcuda tenekeyi altın diye size kakalamaya kalksalar yemessiniz gibi bir durum var ortada. Dolandıran akıllı da, bunlara ne demeli? Param olsa bu ülkede borsada yatırım yapamıyım? Hiç sanmıyorum. Durduk yerde binaların çöktüğü ve kamu görevlilerinin, siyasilerin hesap vermediği , layusel bir ülkede kime hangi sözde kuruma güveneceksiniz?

    https://www.nefes.com.tr/yazarlar/murat-muratoglu/patron-var-patroncuk-var-159689

    daha fazla oku

  • Yani makul şüphe... Dünya da habalimanın da en pahalı simiti bunlar sattığına göre.??

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.6k konuda toplam 26.4k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 124 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, statsnet.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.